Ankara’da son günlerde kulaktan kulağa yayılan bir “salgın” iddiası var. Vatandaşlar arasında “suyumuza bişey oldu”, “hastaneler doldu” gibi söylentiler dolaşıyor. Ama uzmanlar bu konuda net konuşuyor. Bir enfeksiyon hastalıkları uzmanı, mevsimsel bir artış yaşandığını söylüyor ama bunun büyük bir salgın olduğu yönündeki söylentileri yalanlıyor. Yani, paniğe gerek yok arkadaşlar…
Uzman ismi vermeyeyim ama kaynaklara göre, bu durumun mevsimsel bir döngü olduğu vurgulanıyor. “Ama aşırı bir yükseklik veyahut da medyada çıktığı gibi bir su kontaminasyonu ve sudan kaynaklı bir enfeksiyon olduğunu düşünmek biraz fazla zorlama olur” diyor. Suyla bulaşan hastalıkların genelde daha büyük patlamalar şeklinde olduğunu, ama böyle bir şey gözlemlemediğini de ekliyor. Duyumlarıda o yanda değilmiş. Yani normal, mevsimsel bi artış var sadece.
Peki bu şikayetler ne zaman başlıyor dersiniz? Uzman anlatıyor: “Akşam veya öğlen genelde dışarıda çok iyi şartlarda olmayan riskli yiyecekleri aldıktan maksimum 12 saat sonra”. Önce kusma, mide krampı gibi şeyler oluyor. Kusmalardan 24 saat sonra genelde toparlanıyor millet. Ama virüs ya da bakteri bağırsak sistemine inerse o zaman iş değişiyor, ishal başlıyor. İşte o zaman daha dikkatli olmak lazım.
Bakın, ne yapmalı? İlk önce kaybettiğimiz sıvıyı yerine koymak şart. Uzman “basit önlemler” diyor. “Birdenbire kusuyorsak azar azar su içerek, işte bildiğimiz mide bastırıcı veyahut da bağırsakları dinlendirici dediğimiz ishal engelleyici herkesin bildiği elma, şeftali, patates, yoğurt gibi gıdalarla kaybettiğimiz sıvı ve elektroiti yerine koymaya çalışırız.” Ama bu daha da artarsa, sıvı alamazsak, karın ağrısı çoğalırsa, ateş çıkarsa o zaman mutlaka hastaneye gitmek gerekiyor. Aman diyeyim, ihmal etmeyin.
Birde havuzlar var tabi. Uzman uyarıyor: “Havuzlar, kapalı ortam, her türlü insanın genelde maalesef alışkanlığımız çok fazla yok, duş alınmadan girildiği, çocukların girdiği oldukça kirli ortamlar. Bunlar sadece ishal değil, çok ciddi orta kulak iltihabından sistit, menenjite kadar giden bakterileri barındıran ortamlar.” Yani havuza girerken dikkat edeceksiniz, duş almayı unutmayacaksınız, bilhassa çocuklar için.
Mutfak hijyeni meselesi de cabası. Uzman diyorki: “Biz hazırlıyorsak veya bir başkası hazırlıyorsa dikkat edeceğimiz şey yemek yemeden önce veya mutfakta hazırlık yapmadan önce el yıkayacağız, hazırlıktan sonra tekrar el yıkayacağız.” Dışarıda yemek yediğimizde de personelin bone takıp takmadığını, maske kullanıp kullanmadığını kontrol edelim. Çünkü personelden de gıdaların kontamine olduğu bilinen bir gerçek. Pazardan alınan et, sebze, meyve aynı tezgahta yan yana konuyor, aynı tahtada kesiliyor. İşte bu “çapraz kontaminasyon” dedikleri şey, yıkasanız da geçmiyor maalesef. Bu basit önlemleri alırsak, evde hazırlasak da dışarıda yesek de bu tip enfeksiyonlardan korunabiliriz.
Yani arkadaşlar durum bu. Ne büyük bi salgın var ne de suya bişey olmuş. Sadece mevsimsel bir artış ve insanların hijyen konusunda biraz daha dikkatli olması lazım. Bakalım bu sıcak günlerde başka neler olacak… Takip ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber