Değerli okurlar demeden direk giriyorum olaya… Avrupa cehennem gibi yanıyor. Bu hafta kıtayı saran korkunç sıcak hava dalgası, can almaya başladı bile. Fransa’da pazartesi günü iki çocuk, bir otomobilin içinde hayatını kaybetti. Düşünsenize, o minik bedenler arabanın altında kavrulmuş resmen… Uzmanlar çığlık atıyor: Çocuklar ve yaşlılar büyük risk altında. Sıcaklıklar öyle bir seviyeye geldiki, 2003 yazını aratmayacak deniyor. Hani o sene 70 bin kişi ölmüştü ya, işte onunla yarışacak bir dalga geliyor.
Bilim insanları hemen parmak sallıyor: “İnsan kaynaklı iklim değişikliği bu dalgaları daha sık ve şiddetli hale getirdi” diyorlar. Lancet Countdown’ın 2026 Avrupa raporu pat diye önümüze koymuş rakamları: 2015-2024 döneminde yaşlıların sıcak hava dalgasına maruz kalma oranı, 1991-2000’e göre yüzde 266 artmış. Bebeklerde ise bu artış yüzde 121. Yani neredeyse iki buçuk kat. Peki bu ne demek? Her sıcak dalgası gelince yaşlılarımız ve mini minnacıklarımız daha fazla yanıyor demek.
Fransız epidemiyolog Noemie Letellier, AFP’ye konuşmuş. Diyorki: “Yaşlıların daha ağır etkilenmesi sadece fizyolo jik sınırlılıklarla değil, aynı zamanda yoksulluk, yalnızlık ve bakıma bağımlılıkla da ilgili.” Yani sosyal etkenler de cabası. Paris’teki Pitié-Salpêtrière Üniversitesi Hastanesi’nden Prof. Jacques Boddaert ise durumu daha vahim anlatmış: “Sıcaklar yaşlı hastalar için gerçek bir çile” diyor. Sebebi belli: Yaş ilerledikçe vucüdun ısıyı kontrol etme kapasitesi azalıyor, susuzluk hissi de zayıflıyor. Yani yaşlılar susuz kaldıklarını geç farkediyor, o da yetmezmiş gibi kronik hastalıklar ve idrar söktürücü ilaçlar işi iyice zorlaştırıyor. Boddaert bir de şu uyarıyı yapmış: “Bakım veren kişiler yazın tatile çıkarsa risk daha da büyüyor, bu çok tehlikeli hale gelebilir.” Düşünün yani, yaşlı teyzeniz hasta, bakıcısı tatile gitmiş, sıcaklar 40 derece… Facia.
Letellier ise her yaşlının aynı risk altında olmadığını vurgulamış. Ekonomik güçlük çeken, kronik hastalığı olan, yalnız yaşayan kişiler daha kırılgan. Özellikle yalnız yaşayan yaşlı kadınlar, erkeklere kıyasla daha sınırlı kaynaklara sahip oldukları için ek risk altındaymış. Bunları duyunca insanın içi cız ediyor…
Gelelim çocuklara… Aşırı sıcakların doğrudan çocuk ölümüne yol açması nadir ama yok değil – işte Fransa’daki iki çocuk örneği. Bunun yanında yüksek sıcaklıklar çocuklarda astım krizlerini tetikliyor, sıcak çarpmasına neden oluyor, okul performansını düşürüyor. Hatta hamile kadınlar için de büyük tehlike: 2024’te Journal of Climate Change and Health’te yayımlanan bir inceleme, aşırı sıcaklar ile erken doğum ve düşük doğum ağırlığı arasında ilişki olduğunu gösteriyor. Climate Central’ın geçen yılki raporu ise daha korkunç: İklim değişikliği, son beş yılda 200’den fazla ülkede hamileler için riskli sıcak günlerin ortalamasını en az iki katına çıkarmış. Yani gebe kadınlar için sıcak hava, düşük ve erken doğum riskini artırıyor.
Peki ne yapmalı? İngiltere Portsmouth Üniversitesi’nden Doç. Heather Massey şunları söylüyor: Bol bol su için, en sıcak saatlerde dışarı çıkmayın. Evde perdeleri kapatın, geceleri ise pencereleri açarak içeride biriken sıcağı atın. Basit gibi görünüyor ama can kurtarabilir. Bakalım bu sıcak dalgası daha ne kadar can alacak? Gelişmeleri takip ediyoruz…
Kaynak: Orijinal Haber