76 yaşındaki Türkmen Pişkin, Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Gülaçar köyünde doğduğu ilk günden beri annesinin bakamadığı bir kuzuyu evinde büyütmeye başladı. Boncuk adını verdiği bu küçük hayvan, biberonla süt veren, altını bezleyen ve geceleri birlikte uyuyan bir dost olmuş. Pişkin, gününün büyük bölümünü onunla geçirir, henüz otlamayı tam öğrenemeyen kuzuyu yanından ayırmaz. Bahçeye giderken bile sütünü yanında götürür, arabaya bindiğinde hemen yanına gelir. Onun bu bağ, torun sevgisinden bile farklı bir sevgi olarak anlatılıyor.
Köye gelen ziyaretçilerin de ilgi odağı olan Boncuk, çocukların ve misafirlerin sevgilisi haline gelirken, aile zarar görmemesi için onu çok fazla dışarı çıkarmamaya özen gösterir. Pişkin, “Boncuk buraya doğar doğmaz geldi. Sevdim, besledim, yıkadım ve bugüne getirdim. Bana çok alıştı. Şimdi bir yere gideceğim zaman arabaya bindiğimde hemen gelip yanıma oturuyor” diyerek duygularını paylaştı. Biraz da “Pikniğe gidiyoruz, oralarda dolaşıyor. Dönerken oyun olsun diye arabaya almadığımız zaman yerinde duramıyor, gelmek istiyor” ekledi.
Pişkin, daha önce de kuzusu olduğunu, büyüyünce kimseye veremediği için zoruna gitse de kesmek zorunda kaldıklarını anlattı. Sabah süt içme saati geldiğinde sesi çıkarır, sütünü içirir. Hava aydınlanana kadar beraber uyur. Saat 6-7 gibi kalkıp bostana gider, sütünü yanıma alır, otlamayı bilmediği için sütünü verir. Yeni yeni farklı yiyecekler vermeye başlamış.
“Torunlarımdan ve başka insanlardan biraz uzak tutmaya çalışıyorum çünkü severken zarar verebilirler” diyerek, “Bu yüzden evden çok çıkarmıyorum. Onu çok seviyorum. Bunun yeri çok başka. Diğer hayvanları da seviyoruz ama bu bambaşka. Ailemizden birisi gibi oldu. Bizimle dolaşır, masadan düşen kırıntıları yer. Torunlarımı da seviyorum fakat bunun sevgisi çok başka” ifadelerini kullandı.
Kız Gülsema Yağmur, “Boncuk annemin çocuğu gibi oldu. Eskiden de kuzusu vardı, onu da aldı büyüttü evde. Boncuk 1 aylık oldu. Gerçekten evimizin neşesi. Sabah onun sesiyle kalkıyoruz, yatana kadar onunla uğraşıyoruz. Bütün köy işlerini bıraktık, onunla ilgileniyoruz. Sürekli bizimle yaşadığı için bize çok alıştı. Ben de süt veriyorum, altını değiştiriyorum. Herkes, özellikle de çocuklar onu çok seviyor. İstanbul’dan arkadaşlarım onu görmek için görüntülü arıyor. Köye gelen herkes çok seviyor. Bu nedenle dışarı da çıkartmak istemiyoruz, zarar vermesinler diye” dedi.
Pişkin’in bu özel bağ, köydeki insanların da ilgisini çekiyor. Çocuklar ve ziyaretçiler, Boncuk’un masada kalmış kırıntıları yemesini seviyor. Pişkin’in hikayesi, köyün sıcaklığını ve insanın hayvanla kurduğu bağın önemini gözler önüne seriyor. Bu sıcak hikaye, köy halkı için bir kahramanlık öyküsü gibi.
Kaynak: Orijinal Haber
Görünüşe göre Pişkinin boncuklu macerası köyde kahkaha diyarı oldu, çok seviştir fazlası!