Karaciğer yağlanması, sokağa çıktıda değil, içerde sessizce ilerleyen bir hastalıktır. 10 yanlış, halkın çoğunun farkında olmadığı bu durumu anlattık. İlk kez belki de hafif çarpıntı ya da ağızda hafif yanma hissiyle karşılaşırsınız, ama gerçekte hastalık çoğu zaman belirti vermeden ilerliyor.
Bu hastalık kalp‑damar hastalıkları, insülin direnci ve tip 2 diyabetle yakından ilişkili olduğunu söylediğimize göre, alkol kullanmayanlar bile karaciğerde yağlanma riski taşıyor. 3 kilo fazla, 5 kilo fazla bir ağırlık bile karaciğeri zorlayabilir. Örneğin, bel çevresi geniş olanlar, şeker hastalığı olanlar için risk katlanır.
Hastalık, “karaciğer yağlanması önemli bir hastalık değildir” diye düşünenlerin de yanıldığını belirtiyor. Sadece kilolu kişilerde görülür diye sanılan bu durum, normal kilolu insanlarda da ortaya çıkabilir. Kanda bakılan karaciğer testleri normal olsa bile, yağlanma ilerlemiş olabilir. Kırmızı beyaz ışık gibi görünmeyen bu hastalık, yıllar içinde iltihap ve siroz gelişimine yol açabilir.
Bitkisel ürünler, “karaciğeri temizler” sözüyle satılıyor, ama bilimsel olarak kanıtlanmayan ürünler zararlı olabilir. Karaciğere zarar vererek kan değerlerini yükseltebilir, hastane yatışı gerekebilir. Sadece kilo vermek işe yaramaz; 5-10% kilo kaybı bile iltihabı önemli ölçüde azaltır. Karaciğer kendini yenilemez, ama erken tedbirle toparlanabilir.
Hastalığın erken tanısı için, belirti beklemeden düzenli sağlık kontrolleri yaptırmak şart. Klinik, “hastalık kalp‑damar hastalıkları, diyabet riskini arttırır” dedi. Bu yüzden, karaciğer yağlanmasıyla ilgili 10 yanlışın farkına varmak, sağlıklı beslenme, egzersiz ve kilo kontrolüyle büyük fark yaratır. Bakalım, bundan sonra ne olacak, soruyu hepimiz cevaplamamız gerekiyor?
Kaynak: Orijinal Haber
10 yanlışı öğrendim, test yaptırdım, sonuç şaşırtıcı, diyetle toparladım.