Arkadaşlar, haber sıcak! Irak’tan ABD ve Suudi Arabistan’a çok sert bir kınama geldi. Irak Ulusal Güvenlik Konseyi, ülkeye yönelik düzenlenen ortak hava saldırılarını görüşmek üzere Başbakan Ali Zeydi başkanlığında olağanüstü toplantı yaptı. Toplantının ana gündemi, İran yanlısı Haşdi Şabi karargahlarına yapılan saldırılardı. Saatler süren görüşmelerin ardından Başbakanlık’tan açıklama geldi. Konsey saldırıları kınadı, dediki “Bu saldırılar kabul edilemez”. Irak hükümeti, güvenlik endişelerini gidermek için ilgili taraflarla zaten temas halindeydi. Ama hava operasyonları bu süreç devam ederken gerçekleştirilince, durum daha da kaygı verici hale geldi.
Bakın Irak ne diyor: “Irak topraklarının kontrolünü güçlendireceğiz, egemenliğimizi koruyacağız ve komşu ülkelere yönelik tehditlerin Irak topraklarından kaynaklanmasını önleyeceğiz.” Bunun için kapsamlı bir güvenlik planı hazırlanmasına karar verildi. Ayrıca Dışişleri Bakanlığı’na hukuki haklarını savunma talimatı verdi. Yani işi hukuki boyuta taşıyacaklar. Konsey, “Güvenlik ve askeri konular yalnızca anayasal devlet kurumlarının yetkisindedir” diyerek net bir mesaj verdi. Hükümet, silahların devlet kontrolünde toplanması politikasını sürdürecek. Yani kimsenin kendi başına silahlanmasına izin yok.
Olayın detayına inelim. ABD ve Suudi Arabistan, Irak’ın doğusundaki İran bağlantılı gruplara ait silah ve lojistik tesislerini hedef aldığını açıklamıştı. Haşdi Şabi ise 7 vilayette düzenlenen saldırılarda en az 20 kişinin hayatını kaybettiğini, 32 kişinin yaralandığını duyurdu. Yani 20 can gitti, 32 kişi yaralı… İnanır mısınız? Bu kadar can kaybı var ortada. Irak yönetimi buna sessiz kalmadı tabi. Bağdat’tan gelen tepkiler sertti. Neyse, devam…
Irak Ulusal Güvenlik Konseyi’nin toplantısı aslında sadece kınamayla kalmadı. Güvenlik planı hazırlama kararı, ileride benzer saldırıların önüne geçmek için atılmış bir adım. Ama ABD ve Suudi Arabistan’ın tutumu ne olacak? Irak’ın bu kınaması uluslararası arenada yankı bulacak mı? Bakalım bundan sonra ne olacak…
Kaynak: Orijinal Haber