Cildinizdeki Masum Et Benleri Büyük Riskin Habercisi Olabilir!
Mahalle arasındaki teyzelerin “oh ne güzel ben” dediği, kiminin “nazardan korur” diye inandığı o minik oluşumlar… Evet, et benlerinden bahsediyorum. Çoğumuzun estetik kaygılarla takıldığı, kimi zaman ip bağlayıp düşürmeye çalıştığı bu yapılar aslında içimizde dönen büyük bir savaşın habercisi olabilir. Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Kadir Kaya’dan aldığım bilgilere göre işin aslı hiçte öyle masum değil. Bakın ne diyor uzmanlar…
Dr. Kaya’nın anlattıklarına göre, tıp dilinde “akrokordon” ya da “fibroepitelyal polip” denilen bu oluşumlar genetik yatkınlık, ilerleyen yaş ve sürtünmeyle ortaya çıkıyor. Ama günümüzde artık metabolik ve hormonal faktörlerde işin içine giriyor. Yani sadece cildimizle ilgili bir durum değil bu. Özellikle boyun, koltuk altı gibi bölgelerde aniden sayıları artıyorsa dikkat!
İşte asıl can alıcı nokta burası: Yapılan bilimsel çalışmalar, çok sayıda et beni bulunan kişilerde kolesterol yüksekliği, hipertansiyon ve damar sertliği gibi risk faktörlerinin daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Et benleri kalp krizinin doğrudan nedeni değil elbette ama, kalp-damar hastalıkları riski taşıyan bireylerde daha sık karşımıza çıkıyor. Anladınız mı şimdi? O minik benler bir nevi vücudun “Bana bak, içerde bişeyler oluyor!” diye bağırması gibi.
Peki ya diyabet? Kanda insülin seviyesinin uzun süre yüksek kalması, deri hücrelerini çoşmaya itiyor. Yani et benlerinizin aniden çoğalması insülin direnci ve Tip 2 diyabet açısından erken bir uyarı işareti olabilir. Orta yaşta kısa sürede bir anda ortaya çıkan et benleri… İnanır mısınız, bu durum metabolik bir çöküşün ilk sinyaliymiş. Dr. Kaya’nın dediğine göre, bu hastalarda sadece cilt muayenesi yetmez, metabolik değerlendirme de şart. Açlık kan şekeri, HbA1c, açlık insülin düzeyi, kan yağları… Hatta gerekirse tiroid testleri bile isteniyor.
Gelelim tedaviye… Klasik et benlerinin cilt kanserine dönüşme riski yok. Ama kıyafetlere, takılara sürtünüp tahriş olabiliyor, kanayabiliyor, enfekte olabiliyor. Bu nedenle estetik rahatsızlık veren ya da sık travmaya maruz kalan benlerin alınması öneriliyor. İşlem sonrası aynı ben tekrar çıkmıyor ama; genetik yatkınlık, kilo fazlalığı veya insülin direnci devam ediyorsa zamanla yeni et benleri gelişebiliyor. Yani kalıcı çözüm sadece benleri aldırmak değil, altta yatan metabolik sorunları kontrol altına almak. Anlıyor musunuz? Sadece dışına değil, içinize bakacaksınız.
Bir de şu var ki, millet ne yapıyor? İp bağlıyor, bitkisel ürünler sürüyor… Aman ha! Dr. Kaya bu konuda çok net konuştu: “Et benlerini ip bağlayarak düşürmeye çalışmak veya bitkisel ürünler kullanmak ciddi sağlık sorunlarına yol açar.” O yüzden siz siz olun, o minik benlerle uğraşacağınıza bir doktora görünün. Biz De buradan yazmaya devam ediyoruz, bakalım daha neler duyacağız…
Kaynak: Orijinal Haber

