Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan iş insanı Hüseyin Başaran’ın emniyetteki ifadesi ortay çıktı. Başaran Holding’in sahibi olan Başaran, ifadesinde Haluk Levent’in kendisine anlattığı barter sistemini tüm detaylarıyla aktardı. İşte o ifadenin satır araları…
Olayın perde arkası tam 4 yıl önce Trabzon’da bi balıkçıda başlamış. Başaran misafirlerini yemeğe götürdüğünde Haluk Levent’te oradaymış. Mehşur şarkıcı Başaran’ı görünce yanına gelmiş ve ayaküstü bi muhabbet dönmüş. Neyse, bu görüşmenin üstünden biraz zaman geçmiş. Başaran’ın hatırladığı kadarıyla 2026 yılının Şubat ayları başında Haluk Levent Göktürk’teki inşaatlarına gelmiş ve dairelere bakmak istemiş. Daireleri gezdikten sonra ikinci bi buluşma ayarlanıyor ve işte asıl bomba o zaman patlıyor.
Haluk Levent, deprem bölgesinde yapmış olduğu yardımları anlatmaya başlamış. Ama öyle böyle değil, yanında getirdiği video ve resimlerle… Amerikadaki, Avrupa Birliğindeki ve hatta Bişleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısıyla çekilmiş kareler… Gitar çalarken videosu… Başaran o anı şöyle anlatıyor: “Bu resim ve videoları görünce durumu ciddiye aldım.” Yani adam ikna olmuş, inanmış.
Peki bu fonlar nasıl işliyormuş? Haluk Levent’in anlattığına göre fonlardaki paralar 6 ay, 9 ay gibi çeşitli zamanlarda gelebiliyormuş. Ama paranın gelebilmesi için taşınmazların kendisine ait bi “barter havuzunda” toplanması gerekiyormuş. Barter Havuzu sistemi şöyle: Mesela bi yurt yaptırılacaksa bunun bedeli bir taşınmaz olarak ödeniyor. Yani ayni takas sistemi gibi bişey… Başaran ifadesinde bu sistemin kendisiyle alakasının olmadığını ama Haluk Levent’in kullandığı sistemin bu olduğunu söylüyor.
Devredilen taşınmazların bedelleri konusunda da konuşan Başaran, fındık fabrikasının normalde 12 milyon dolar istenirken 7 milyon dolara Yeliz Kaya’ya devredildiğini söylüyor. Yani bi anda fiyat düşüyor… Neyse, ifadenin devamında son ödemenin Esin Önder Çağlayan’dan geldiğini belirtiyor. Bakın ne diyor: “Ben Ahbap Derneğiyle resmi kanallar üzerinden şahsi yardımlarda bulundum. Deprem zamanı depremzedeleri kendi otelimde aylarca misafir ettim. Bunları şahsen yaptım, Ahbap Derneği veya başka bi kurum aracı kılınmaksızın…”
Ama işin bi de mağduriyet boyutu var! Başaran taşınmazlara dair tüm işlemler için savcılığa şikayette bulunduğunu ve tedbir talepli hukuk davası açtığını söylüyor. Bu tedbirlerin tapulara konulduğu da belirtiliyor. Başaran, “Ben çok uzun yıllardır bu işi yapmaktayım. Ben sadece taşınmaz satışı gerçekleştirdim ve paramı da alamadım. Bu konuda mağdur edilen de benim” diyor.
Yani bi tarafta Haluk Levent’in anlattığı süslü fon hikayeleri, diğer tarafta alınmayan paralar… Bakalım bundan sonra ne olacak? Soruşturma derinleşiyor ve yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor…
Kaynak: Orijinal Haber